Şehzadebaşı’nın 58 yıl öncesini hayallemek
Rene Burri’nin 1957 yılında Şehzadebaşı’nda çektiği fotoğraf ile aynı yerden 58 yıl sonra tekrar bakmak…
2006 yılında İstanbul’un tarihi eserlerinin harita üzerinde işaretlenmesi ve fotoğraflanması ile ilgili projede çalışırken web üzerinde bu eserlerle ilgili kaynak bulunmadığını fark ettim. Amatörce bir blog üzerinde gezdiğim noktaların fotoğraflarını ve hikayelerini Haziran 2007’de paylaşmaya başladım. Zamanla www.hayalleme.com büyüdü her gün yüzlerce kişi tarafından ziyaret edildi.
Rene Burri’nin 1957 yılında Şehzadebaşı’nda çektiği fotoğraf ile aynı yerden 58 yıl sonra tekrar bakmak…
İstanbul’un en eski saray yerleşmesi olduğu kadar en eski yerleşimi de olan semt, Çatladıkapı ile Sarayburnu arsında Cankurtaran Mahallesi’nin bir uzantısıdır. Doğuda Sarayburnu, batıda Çatladıkapı, Küçükayasofya, kuzeyde Sultanahmet ve Topkapı, güneyde ise Marmara Denizi ile çevrelenmiştir.
Eski İstanbul fotoğraflarında sokak köpekleri ile sık sık karşılaşırız. Ama kedi fotoğrafı oldukça azdır. Bir takipçi mail ile bu konuyu sorunca bu ilginç ayrıntıya takılan tek kişi olmadığımı öğrendim. Fotoğraftaki neşeli esnafın kedisi biraz utangaç olsa da G. Berggren onu fotoğraflamış.
Kırk yıl bir kent için oldukça kısa bir zaman. Kırk yılda ne değişebilir ki?
1800’lü yılların sonlarında çekilen bu fotoğraftan Tekfur Sarayı’nda zamanında birilerinin yaşadığını kuruması için asılan çamaşırlardan anlıyoruz. Fotoğrafa bakarken zamanında hayvanat bahçesi olarak kullanıldığı rivayeti aklıma geldi. Tekfur Sarayı, zürafa ve bir diplomatı aynı hikayenin içinde anlat deseler gerçekten zorlanabilirsiniz ama bu hikayede yan yana geliyor.
Vezneciler 1950’li yıllarda yapılan yol genişletme çalışmalarından en çok etkilenen noktalardan biri. 1960’lı yıllarda günümüzdeki haline çok benzer olmasına rağmen fotoğrafları bir araya getirince farklılıklar ortaya çıkıyor. Eski fotoğrafın çekildiği tarihte İstanbul Üniversitesi’nin Biyoloji binası henüz inşa ediliyormuş.
Ada, 4. yüzyıldan itibaren tarih sahnesine çıkıyor. Manastır ve kilise harabesi, sahilde yığma taşlardan limancığı ve birkaç yabani incir, zeytin ağacı etrafında bol ada tavşanları, kuzey kıyısında biraz acımsı su kuyusu ile yamaçta küp su sarnıçları vardır. Bizans döneminde keşişlerin icazet, çok defa da sürgün yeridir. Keşişler, sürgünler balık tutmakta, herhalde tavşan da avlamaktadırlar. Yassıada’ya […]
İstanbul Fotoğraf Müzesi 2015 yılına 3 farklı sergi ile giriyor.
Günümüze kadar Karaköy ile Eminönü arasında (Modern yöntemler ile) 5 köprü inşa edildi. Bunlardan ilki 1845 yılında hizmete açılan Cisr-i Cedid (Yeni Köprü) isimli köprüydü. Köprü Sultan Abdülmecid’in annesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından yaptırıldı.
Kayıtlı tarih sahnesine, Roma İmparatorluğu’nun başkentinin İstanbul’a (Konstantinople) naklinden biraz sonra, IV. yüzyılda, Ermeni Katalikosu Nerses’in buraya sürülmesiyle çıkıyor. Birçok mahkum, kayalara oyulmuş zindanlardan ölene kadar çıkamamışlardır. 840 yılında Bizans İmparatoru Theofilos devrinde manastır inşa ediliyor. (Bunu Theofilos’un biyografisinden anlıyoruz. J. Pargoire, Les Monasteres de Saint İgnace Les plus petit ilots de archipel des princes, […]
Geçen hafta yanıma birisi gelip bana bir flash bellek uzattı. Flash belleğin içinde yaklaşık 6 yıl kadar önce bir İstanbul portalı için hazırlanmış dosyalar olduğunu, ama projede bu dosyadaki içeriğin kullanılmadığını, benim işime yarayabileceğini söyledi. Dosyalara göz attım. İstanbul semtleri hakkında birkaç kitaptan daktilo edildiği anlaşılıyordu. Kaynağını sorduğumda kitapları hatırlamadığını söyledi. İnternet ortamında anonimleşen içerikten […]
