İstanbuldaki gezdiğimiz tarihi eserler

Soğukçeşme Sokağı

Soğukçeşme Sokağı, eski İstanbul ahşap ev dokusunu koruyan sokaklarından biridir. Ayasofya Camisi ile Topkapı Sarayı arasındaki Sur-ı Sultani'ye yaslanmış olan sokak, 12 ev ve 1 Roma sarnıcından oluşmaktadır.

Sokollu Mehmet Paşa Camisi

Sultanahmet Camisi ile Küçük Ayasofya Camisi arasında, Kadırga yokuşunda yer alan Sokollu Mehmet Paşa Camii, Mimar Sinan'ın eserlerinden biridir. 1571 yılında, dönemin sadrazamı Sokollu Mehmet Paşa tarafından eşi Esma Sultan adına yaptırılmıştır.

Haseki Hürrem Sultan (Ayasofya) Hamamı

İstanbul'daki Osmanlı hamamlarının en büyüklerinden ve görkemlilerinden olan Haseki Hürrem Sultan Hamamı, 1556-57 yılları arasında Hürrem Sultan tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sinan'ın eseri olan hamam, Ayasofya ile Sultanahmet Camii arasında, Zeuxippus hamamlarının bulunduğu yerin yanında yer almaktadır.

Sultanahmet Arastası

İstanbul'da 17. yüzyıldan kalan tek üstü açık çarşı olan Sultanahmet Arastası, Sultan Ahmed Külliyesi'nin kıble yönündeki en uç yapısıdır. "Sipahi Çarşısı" olarak da bilinen arasta, uzun süre kullanım dışı kaldıktan sonra 1980'li yıllarda restore edilmiştir.

Sultanahmet Camisi

İstanbul'un en önemli tarihi ve turistik yapılarından biri olan Sultanahmet Camisi, 1609-1616 yılları arasında I. Ahmed tarafından yaptırılmıştır. Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa'nın eseri olan cami, Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Çardaklı Hamam

İstanbul'un Fatih ilçesinde, Küçük Ayasofya Camii'nin yanında yer alan Çardaklı Hamam, 1503 yılında Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından yaptırılmıştır. Hamam, kitabesinin altındaki Doğu Roma levhası ve değişik planlı sıcaklık kısmı nedeniyle binanın Roma Dönemi içinde yapıldığı sanılmaktadır.

Sultanahmet Cezaevi (Four Seasons Hoteli)

Yapının kitabesinde "Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi 1337" ibaresi okunmakta, buna göre cezaevi 1918-1919 yıllarına tarihlenmektedir. 1970'li yıllara kadar cezaevi olarak kullanılmıştır.

Kethüda Aşup Kadın Çeşmesi

Kethüda Aşup Kadın Çeşmesi Sultan 3. Ahmet’in kızı Fatma Sultan’ın kethüdası Aşup Kadın tarafından 1720 yılında (Hicri:1133) yaptırılmıştır.

Binbirdirek Sarnıcı

İstanbul'un en önemli tarihi ve turistik cazibe merkezlerinden biri olan Binbirdirek Sarnıcı, Bizans İmparatorluğu döneminden kalma, şehrin en büyük su depolarından biridir. 4. yüzyılda İmparator I. Konstantin tarafından yaptırılan sarnıç, 64 x 56,40 metre ölçülerinde, 224 sütunlu ve 3584 metrekarelik bir alana sahiptir.

Defteri Hakan-i (Tapu Kadastro Müdürlüğü)

19. yüzyıl sonlarında Saray’ın yanında Defter-i Hakanî binası inşa edilmiştir (1871 yılından itibaren, eski “Defterhane” teriminin yerine “Defter-i Hakanî Nezareti” denmeye başlanmıştır). Eski Defterhane’de saklanan bütün arazi kayıtları da yeni binaya taşınmıştır.

Örme Dikilitaş

Örme Obelisk de denilen Örme Sütun, günümüze kadar gelebilmiş olan 3 eski anıttan birisidir. Roma döneminde Konstantinopolis'in araba yarışlarının yapıldığı Hipodrom'un tam ortasında, yarış alanını ikiye ayıran ve "spina" olarak adlandırılan bir set bulunmaktaydı.

Sphendon Duvarı

Hipodrom, Bizans İmparatorluğu dönemindeki büyük bir eğlence ve yarışma mekânıydı. Ancak Hipodrom'un inşası sırasında, güneybatı bölümü oldukça eğimli bir araziye sahipti. Düz bir yüzeye ihtiyaç duyulan bu alanı düzeltmek ve Hipodrom'u oluşturmak için oldukça ilginç bir altyapı kullanıldı. Bu altyapı, tonozlarla örtülü 25 hücreden oluşuyordu.