Girdi yapan muhittin

Kesikbaş Hüseyin Ağa Camii

Daha önce Kesikbaş Hüseyin Ağa Türbesi başlıklı yazıda Darüssaade Ağası Hüseyin’in hazin ölümünü anlatmıştım. Hüseyin Ağa daha önce kilise olan Küçük Ayasofya’yı camiye çevirmiş ve Beyazıt’ta bir cami yaptırmıştı. Beyazıt’ta yaptırdığı cami kendi ismiyle anılıyor. Beyazıt dedik ama Çemberlitaş ile Beyazıt arasında demek daha doğru olacak. Meşhur Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nin arkasında…

Kesikbaş Hüseyin Ağa Türbesi

Hüseyin… Darüssaade Ağası Hüseyin… Yani “Harem”in en kıdemli kişisi… 1510’lu yıllar. Yani Sultan 2. Beyazıt dönemi. Saray entrikası mıdır? Yoksa gerçek mıdır? Bilinmez… Darüssaade Ağası Hüseyin, vergi kaçırmakla suçlanmıştı. 

Ayasofya’nın efsaneleri

Ayasofya’yı günümüzde ayakta kalan bir efsane olmasının sebebi ihtişamı, üzerine yapılan siyaseti, mimarisi ve sanatı değil elbette. En azından sadece bu sayılanlar değil… Ayasofya hakkında halk arasında kulaktan kulağa günümüze ulaşan pek çok efsane mevcut bilinen birkaçını aktaralım size…

Bin kere İstanbul dedik

Bundan beş yıl kadar önce görevim gereği tarihi eserlerin görsel envanterini çıkarmak amacıyla İstanbul’un bir çok noktasını fotoğraflarken bir gerçekle karşılaştık. İstanbul’un 2008 yılına kadar esaslı bir tarihi eser envanterinin internet ortamında olmadığıydı bu gerçek. Yoksa biz yaparız diyerek daha güzel bir İstanbul hayaliyle yaşanmışlıkları anlatmak için yola çıktık. hayalleme.com ile 11 Haziran 2008’de “Ihlamur […]

İnönü Stadı’nın altında ne var?

Daha önce İnönü Stadı’nın bulunduğu alan hakkında iki farklı yazı yayınlamıştım. Her iki yazı da ilgi çekmişti. İlki 1500’lü yıllardan itibaren İnönü Stadı’nın bulunduğu yerin tarihiydi. İkincisi ise “İnönü Stadı’nın altındaki dehlizler” idi. Bu yazılardan ilkinde 1500’lü yıllarda stadın bulunduğu noktanın deniz olduğunu ve burayı Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Cihangir’in doldurtarak bir cirit sahası yaptığını […]

Benlizade Ahmet Reşit Efendi Külliyesi

Fatih Camii’nin arkasında Darüşşafaka binasının üst cephesinde 236 yıllık bir yapı kümesi. Ömrünün üçte birini harabe olarak geçirmiş bir külliye. Benlizade Ahmet Reşit Efendi Külliyesi… Neden restore edilmediği konusunda hiçbir fikrim yok. 2011 yılında Fatih Belediyesi tarafından bir girişim yapılmış. Fakat günümüzde harabe halde ilgi bekliyor.

Hace-i Rakım Mehmet Efendi Camii

Fatih Camii’nin arkasında, Haliç Caddesi ile Hattat İzzet Sokağı’nın kesiştiği yerde bir cami çıkıyor karşımıza. Hace-i Rakım Mehmet Efendi Camii, ilk yapısı 1585 tarihli bir Mimar Sinan eseri. Maalesef günümüze gerçek haliyle ulaşamamış.

Horhor Çeşmesi

Bir semte ismini veren Horhor Çeşmesi… Saraçhane Arkeoloji Parkı’ndan Horhor’a inişte Horhor Caddesi ile Kırma Tulumba Sokağın kesiştiği noktada duruyor. Tek cephede iki gözden oluşan bu çeşme hakkında üzerinde sadece bir satırlık  “Tarih-i ta’mir-i çeşme 1293” ibaresinden başka bir yazı bulunmuyor. 1876 yılına ait bu tamir kitabesinden kimin tarafından yaptırıldığı, kimin tarafından tamir ettirildiği anlaşılamıyor. 

Cedid Abdürrahim Medresesi

Fatih Camii’nin arka kısmında Darüşşafaka Caddesi ile Yeşil Sarıklı Sokak köşesinde yer alan klasik dönem uslubuyla yapılmış bir medrese. Klasik dönem mimarisiyle yapılmış fakat yapım tarihi 1747. Rumeli Kazaskeri olan Cedid Abdürrahim Efendi tarafından yaptırılan medrese banisinin ismiyle anılıyor.

Ladikli Çuhadaroğlu Ahmet Ağa Çeşmesi

Kadıköy Meydanı’ndan Orgeneral Şahap Gürler Caddesi’ne dönüşte köşede bir çeşme çıkıyor karşımıza. Namazgah çeşme olarak niteleyebileceğimiz bu yapının adı, Ladikli Çuhadaroğlu Ahmet Ağa Çeşmesi. Halk arasında Servili Çeşme olarak biliniyor. 3. Selim’in çuhadarlarından (hizmetkarlarından) Ladikli Ahmet Ağa tarafından 1793’te yaptırılmış.